Sayfalar

Çağdaş Seramik Sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağdaş Seramik Sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2016 Salı

8. Gyeonggi Uluslararası Seramik Bienali 2015





Safiye Basar, Lives in İstanbul and Works Kocaeli, Turkey


‘Silent Scream’


  

Q. Elisabeth Argo : Can you provide me with a bit more background about your work and place this performative work, Silent Scream, within the context of your body of work. (please note that I found an online catalogue ceramISTanbul in Bologna which has an image of Hope Chest, 2010)

A. Safiye Basar: In my geography where I live, the women have struggled to be existing since first day of their life. As a woman, my personal history is not different from other woman that live in this geography. Today, I know it is different my mother and grandmother. But, I don’t know it will be better than now or not. I’m worried. My concern is not only about with myself. It associated with the women that live in this geography and others.

This concern has been a triggering factor in my artistic works, sculptures and video.  All of them contain references from feminine crafts. They refer to women's position in society and his struggle. In my works, The basic form is marriage bundle-bohca (squre cloth for wrapping a bundle) Young girls learn to knit and weaver her bundle in her childhood. They knit it stitch by stitch and  also attach their desires and  dreams (freedom, love, friendship and so on). Bohca, included metaphorical approach, appears as a porcelain form in my Sculpture and video.
I made several porcelain marriage bundle-bohca. I called them, Love, Desire, Hope, Motherhood, Wifehood. (a note:  a piece of them is Hope from Ceramist Exhibition in online catalog and it was made with stoneware clay in 2010). Why do I prefer these names? I prefer this names because some of them are expectation from marriage and future. The others are responsibilities that are encumbered by society.  Woman is squeezed in among of the expectation, responsibility and the beliefs of traditional. She stars to struggle for her expectations from life and freedom. Firstly, father reminds to him her responsibility and traditions and than her husband also.  You can estimate that their language is usually not polite and their hands are very heavy and hard. In this geography, the most of young girls expose to physical violence and psychological force.


In the  ‘silent Scream’, video, we saw a woman who hold a  white marriage bundle-bohca  in frond of sea.   We can not pich up some clues about time and also geography in which performance realized.  It can be every where, Turkey, Korea  Spain. There are some reasons for the selection of place.  This place selected for sense of the eternity with about time and space.  The other reason is to emphasize   the loneliness of woman at their struggle. The woman   breaks the porcelain bohca. First time, fragmentation may seem like a negation. The fragmentation is not extinction, is a start. As physical properties of porcelain, it includes a symbolic mean at this work.

Q. Elisabeth Argo: There is a worldwide effort that is growing stronger with every passing day to raise awareness globally for the issues that plague women and girls—violence, trafficking, and subjugation. Silent Scream focuses on the subject of women, our struggles, hopes and dreams; which I assume is also the subject of your 2010 Hope Chest. The vast majority of your country is Muslim. May I ask, hoping not to insult, how is your work received in you part of the world? Where do you see your work within this ever growing awareness and effort to make change?

A. Safiye Basar: As you expressed above, the awareness of the issues that plague women and girls—violence, trafficking, and subjugation is growing every passing day. Some art works, films, articles support this. We know this effort is not sufficient to eliminate all of them.  If we want to solve the problem   we must detect the correct origin of the problem. A large percentage   of my county population is Muslim.  I don’t believe that Violence against women is  only  related with  religion. It concern with ideological approach, economic resources and educational opportunities.
After my that work, Silent Scream, I took very positive comments from audience, especially woman audience. Some times, when you want to empress your idea the words are not enough or efficient. However, a artistic work can effectively express your thought and be shock. There a lot of artistic works that deal with women in Turkey. Some of them is documentary or conceptual. They usually increase to awareness about plague women and girls. In other words, they drown the problems surrounding with red line. My work point out the problem too. It is also be to encourage for bestir oneself (audience) who agree with me.

-------------------------------------------------------

it was published  in the 8. Gyeonggi  International Ceramic Biennale 2015 International Competition Catalog. (Page 68-71)

Bu metin 8. Gyeonggi Uluslararsı Seramik Bienali 2015 Uluslararası Yarışma Kataloğunda yayınlanmıştır. (s.68-71)








 Safiye Başar, 'Silent Scream', 2012,  2.38 sn


27 Haziran 2015 Cumartesi

Cluj Uluslararası Seramik Bienali








Uluslaraarası Cluj Seramik Bienali’nin ilki 8 Ekim-3 Kasım 2013 tarihleri arasında, Romanya’da gerçekleşti. Türkiye’den Safiye Başar ‘’Umut’’ adlı porselen çalışmasıyla etkinlikte davetli sanatçı olarak yer aldı.










‘’kadına dair II''












Safiye Başar - “kadın’a dair II”

18.Ocak.2013

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi C Galeri Safiye Başar “kadın’a dair II” Açılış 18 Ocak Cuma 18.00-20.00 Kadının geleneksel üretim alanlarından referanslar taşışan Safiye Başar’ın son dönem çalışmaları, 18-30 Ocak 2013 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Ankaralı sanat izleyicisiyle buluşuyor. Başar’ın çalışmalarında kadının toplum içindeki konumu, kadına özgü üretim geleneği, çeyiz üzerinden sorgulanmaktadır. Geleceğe dair umutlarının ilmek ilmek dokunduğu çeyiz ve çeyiz bohçaları, Başar’ın porselen heykellerinde ve video çalışmalarında metaforik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Yaşadığımız coğrafyaya özgü çeyiz geleneği, toplumun en temel taşlarından biri olan aile kavramına gönderme yaparken, kadına, annelik, sevgi, sadakat, dostluk, gibi nosyonların yavaş yavaş yüklendiği, uzun soluklu bir ritüel olarak tanımlanabilir. Bu süreçte, mutluluk vadine karşın daha şevkatli bir anne, sadık bir eş, sevgisini sunan kadın olma yolunda biçimlenir bedenler ve zihinler. Ancak her ilmekte arzular gizlidir umuda özgürlüğe dair. Sanatçı, kağıt katkılı porselen bohça ve dantellerinde,videolarında kadının gizli kalmış bu arzularını benliğini, görünür kılmaya çalışır. Sandığından çıkardığı pamuklu bohçaları, dantelleri, daha kalıcı bir malzeme, porselen ile yeniden kopyalarken, onun direnç ve kırılganlık gibi birbirine zıt fiziksel özelliklerini de kullanarak kadına ve kadın emeğine dair yeni anlam katmanları oluşturma arayışını da sürdürür .
Çankaya Belediyesi Cağdaş Sanatlar Merkezi Kennedy Cad. No: 4 Kavaklıdere / Ankara? Tel: 468 21 05













26 Aralık 2012 Çarşamba

“kadın’a dair” Çağdaş Seramik Sergisi


Safiye  Başar
Seramik Sergisi

20 Aralık 2012 - 5 Ocak 2013

Açılış
20 Aralık  Perşembe 18.00-20.30


“kadın’a dair”

Sanatı yaşamda bir direnç alanı olarak gören Safiye Başar’ın kadının geleneksel  üretim alanlarından referanslar taşışan seramik  heykelleri 20 Aralık 2012 - 5 Ocak 2013 tarihleri arasında Maltepe Sanat Merkezin’de izleyiciyle buluşuyor.

Başar son dönem çalışmalarında kadının toplum içindeki  konumunu ve sosyal kurumlarla olan ilişkisini kadına özgü geleneksel üretim geleneği, çeyiz üzerinden  sorgulamaktadır. Geleceğe dair umutlarının ilmek ilmek dokunduğu çeyiz ve çeyiz bohçaları, Başar’ın porselen heykellerinde  metaforik bir yaklaşımda ele alınmıştır.

Yaşadığımız coğrafyaya özgü çeyiz geleneği,  toplumun en temel taşlarından biri olan aile kavramına gönderme yaparken,  kadına, annelik, sevgi, sadakat, dostluk, gibi nosyonların yavaş yavaş yüklendiği, uzun soluklu bir ritüel olarak tanımlanabilir. Bu süreçte, mutluluk vadine karşın  daha şevkatli bir anne, sadık bir eş, sevgisini sunan kadın olma yolunda biçimlenir bedenler ve zihinler. Ancak her ilmekte arzular gizlidir umuda  özgürlüğe dair.

Sanatçı, porselen bohça ve dantellerinde kadının gizli kalmış bu arzularını benliğini, görünür kılmaya çalışır.  Sandığından çıkardığı  pamuklu bohçaları, dantelleri,  daha kalıcı bir malzeme, porselen ile  yeniden  kopyalarken, onun direnç  ve kırılganlık gibi birbirine zıt fiziksel özelliklerini de  kullanarak kadına ve kadın emeğine dair yeni anlam katmanları oluşturma arayışını da sürdürür .

Teknik olarak kağıt katkılı porselen çamuru (Paper Clay) kullanan sanatçının yaklaşık yirmi parçadan oluşan çalışmaları 5 Ocak’a kadar izlenebilir.



Maltepe Sanat Merkezi

Cumhuriyet Cad./site Sok. Bakkalbaşı Apt. No:6/1
Küçükyalı/İstanbul - Asya
Tel:(216) 518 9720  maltepesanatmerkezi.com






Ada Başar Safiye Başar Yağız Oral

Gölcük Seramik sempozyumu 2012




ONURSAL  SANATÇILAR
PROF.  Güngör GÜNER
PROF. Sevim ÇİZER
Mustafa TUNÇALP
PROF. Zehra ÇOBANLI
DAVETLİ  SANATÇILAR
Atilla Cengiz Kılıç
Burcu Karabey Öztürk
Candan  Dizdar Terwiel
Keith Smith
Kemal Tizgöl
Kim Yong Moon
Özge Altay
Rafa Perez
Safiye Başar
Velimir  Vukicevic
Yasemin Yarol
Yeşim Zümrüt



II. ULUSLARARASI GÖLCÜK SERAMİK SEMPOZYUMU

23 Mayıs – 01 Haziran 2012


Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Değirmendere Ali Özbay Meslek Yüksek Okulu, Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi işbirliği ile gerçekleştirilen II. Uluslararası Gölcük Seramik Sempozyumu 23 Mayıs – 01 Haziran 2012 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Gölcük - Değirmendere sınırları içerisinde kurulması planlanan “Çağdaş Seramik Müzesi”nin koleksiyonunu oluşturmayı, sanatçı ve izleyici arasındaki diyaloğu arttırmayı, sanat öğrencilerinin eğitimine katkı sunmayı amaçlayan sempozyuma, Prof.  Güngör Güner, Prof. Sevim Çizer, Mustafa Tunçalp, Prof. Zehra Çobanlı  ‘‘Onur Sanatçısı’’  olarak katıldı. Bu yılki sempozyumda Amerika Birleşik Devletler’inden Keith  Smith, İspanya‘dan Rafa Perez, Sırbistan‘dan Velimir  Vukicevic, Kore’den Kim Yong Moon, Türkiye’den Atilla Cengiz Kılıç, Burcu Karabey Öztürk, Candan  Dizdar Terwiel, Kemal Tizgöl, Özge Altay, Safiye Başar, Yasemin Yarol ve Yeşim Zümrüt davetli sanatçı olarak yer aldı.

Sanatçı sunumları ve atölye çalışmaları ve uygulama içeren sempozyumun  ilk gününde Prof. Güngör Güner ‘’ Çömlekçi Tornasından CNC’ye ‘’ başlığını taşıyan sunumunda, bilim, sanat ve tasarım üçgeninde gelişen işbirliğini seramik disiplini üzerinden değerlendirdi. "Seramik Olgusu ile Kavramsal Sanat   Bağlamında  Yerleştirme (Installation)’’ başlıklığı altında günümüz sanat ortamında sıklıkla karşılaşılan seramik yerleştirmeleri örnekler üzerinden tartışmaya açtı.

Sanatçılar, on gün süren üretimlerinin paralelinde, ‘Atölye Çalışması’ başlığı altında kendi bireysel usluplarını yansıtan, farklı seramik tekniklerini  uygulamalı olarak öğrenci ve izleyicilerle paylaştı. Gerek katılımcı sanatçılar, gerekse öğrenciler tarafından  büyük bir ilgiyle izlenen atölye çalışmaları, deneyimlerin kısa sürede paylaşılmasına ve tartışılmasına  fırsat sunması açısından, sempozyumun en çok ilgi gören bölümüydü.   Bu bölümde, Rafa Perez farklı killerin fırın sıcaklığına bağlı olarak değişen yapısından hareketle geliştirdiği plastik yaklaşımını; Velimir Vukicevic iki boyutlu yüzeyde üç boyutlu illüzyon oluşturan desenleriyle porselen boyamayı; Kim Yong Moon çömlekçi tornasında seramik üretim geleneğini; Keith Smith figürün kil ile inşasında taşıyıcı yapının oluşturulması ve izlenmesi gereken aşamaları; Atilla Cengiz Kılıç, raku pişirim tekniğini uygulamalı olarak  gösterdi.
Bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı, kültürel etkileşime olanak sağlayan,  üretken ve dostane bir ortamda gerçekleştirilen Gölcük Seramik Sempozyumu’nda, seramik heykel ve düzenlemeden oluşan, özgün yaklaşık yirmi eser, Kervansansaray’da yapılan sempozyum kapanış sergisinde izleyiciyle buluştu.